Etiket arşivi: midilli plajları

Midilli Adası

Samos ve Sakız adalarına gittikten sonra bir bayram tatilimizde de Midilli adasına gidelim dedik. Ayvalık’ın hemen karşısında bulunan ve Yunanistan’ın en büyük üçüncü adası olan, Yunancada Lesvos adına sahip bu adayı da görelim ve ne gördüysek anlatalım dedik. 4 günlük bir gezide oldukça büyük olan bu adanın tümünü gezmek elbette mümkün olmadı ancak gördüğümüz kadarını anlatalım.

Aradığı konuya daha hızlı gitmek isteyenler aşağıdaki listeden seçim yaparak ilgili konuya atlayabilirler.

Arabayla Adaya Gidiş

Ayvalık’tan Midilli’ye giden feribotlar araç da taşıyabildiğinden, araba kiralamayla uğraşmamak için yine kendi aracımızla gitmeye karar verdik. Arabaya yurtdışına çıkış işlemlerini Sakız Adası yazımızda uzun uzun anlattığımız için burada tekrarlamayacağız. İstanbul’dan sabah 8 gibi çıktık ve oyalana oyalana saat 15 gibi Ayvalık’a vardık. Saat 18:00’de kalkan Turyol gemisi ile gidecektik ve limanın karşısındaki Turyol ofisinden biniş kartlarımızı aldıktan sonra Ayvalık’ta biraz dolaşıp saat 16:30 gibi limana geldik. Not edelim, gidiş-dönüş araba için 70 €, kişi başı da 25 € ödedik. Yine not edelim, Ayvalık limanında ve Midilli limanında duty free mevcut.

Ayvalik-Liman

Ayvalık limanı oldukça küçük ve aracınızı liman sahasına park ettikten sonra valizleri indirip yayalarla beraber x-ray cihazından geçirmeniz gerekiyor. Pasaport çıkışı sonrası arabamızın işlemleri de hızlıca tamamlanıyor ve arabaları gemiye almaya başlıyorlar.

Midilli-Feribot

Gemi iki katlı ve oldukça rahat. Arka kısmına 12 araç yüklenebiliyor. Tüm arabalar yüklendikten sonra bir buçuk saat sürecek olan seyahatimiz başlıyor.

Midilli-Feribot-2

Midilli’ye indiğinizde arabaları gümrük binasının önüne çekip pasaporttan geçiyorsunuz, sonra arabanızı kayıt edip dışarıya çıkarıyorsunuz. Sıkı bir kontrol olduğunu söyleyemem ama büyük bir ada olduğundan gümrük binası Samos ve Sakız’a göre oldukça büyük ve daha çok personel bulunuyor.

Midilli adasında konaklama

Ada çok büyük olduğundan, hangi tarafında konaklama yapmamız gerektiğini pek bilememiştik. Gidilmesi gereken yerlerin dağılımına bakınca merkeze yakın olmanın doğru olacağını düşünerek Pirgi Thermis’te kalmaya karar verdik. Merkezin 10 km kuzeyinde bulunan bu bölgeden adanın en batısı hariç her yere bir saatten az sürede ulaşabilir durumda olduk, zaten en batıya da gidemedik. Kaldığımız otelden çok memnun kalmadığımız için burada adını vermiyoruz ancak bu bölge kalmak için oldukça avantajlı. Hem merkeze ve büyük marketlere yakın hem de oldukça sakin. Thermis ismi ise köydeki kaplıcalardan geliyor.

Pirgi-Thermis-Sokak

İleride köylerde anlatacağımız gibi, Plomari bölgesi de iyi bir alternatifmiş, o tarafta kalınabilirmiş.

Midilli adasının plajları

Kısıtlı zamanımız olduğundan adanın her tarafını gezemedik. Yine de epey dolaştık ve gördüğümüz plajları sırasıyla anlatalım.

Pirgi Thermis

Kaldığımız köyün plajından bahsetmesek olmaz. Çok başarılı bir yer olmasa da yerli halkın oldukça tercih ettiği bir plaj. Güzel bir tesis var ve ulaşımı çok rahat.

Pirgi-Thermis-Plaj

Kıyı ve deniz kum olduğundan çocuklar için çok uygun.

Xampelia

Doğu yakasının ünlü plajlarından. Oldukça yukarıda kalıyor ve eğer bu tarafta kaldıysanız uğrayabilirsiniz. Biz görmeye gittik, uzaktan bakıp daha çok beğendiğimiz bir yere döndük. Bize nedense pek sıcak gelmedi.

Xampelia

Petalidi

Aslında bir otelin plajı. Ama Yunanistan’da plajlar herkesin olduğundan geleni gideni çok. Yine doğu yakasının ünlü plajlarından. Bir bakıp müzik sesi ve kalabalıktan dolayı kalmadan çıktık ama bir akşam üzeri tekrar uğrayıp denize girdik. Sahil ve deniz kum, tesis güzel, bu otelde bile kalınabilir.

Petalidi

Skala Neon Kidonion

Tamamen tesadüfen bulduğumuz ve muhteşem denizi olan plaj. Arkadaşlarımızın kaldığı otelin önündeki ağaçların altı. Tesis yok, ağaç var.

Skala-Neon-Kidonion-3

Deniz muhteşem. Kıyı ve deniz çakıl. Su çok temiz, pırıl pırıl. Bu kadar temiz bir denizi adanın başka yerinde görmedik.

Skala-Neon-Kidonion-1

Sırasıyla Pirgi Thermis, Xampelia ve Petalidi plajlarına bakıp da oldukça ısınmış olmamızdan mı yoksa gerçekten muhteşem olmasından mı bilemiyoruz ama buradaki deniz gerçekten aklımızda kalan bir yer oldu.

Skala-Neon-Kidonion-4

Bir kez daha tekrar edelim, burada hiç bir tesis yok. Kendi ekipmanınızı getirmeniz lazım. Ağaç altı oldukça geniş, şemsiyeniz olmasa da olur.

Melinta

Güneyde Plomari’nin batısında kalan çok güzel bir plaj. Plomari’ye varmadan önce Agios Isidoros’ta da durduk, orası da çok güzeldi ama her zamanki gibi merakımızı yenemediğimizden devam ettik. Plomari’yi de geçince bari Melinta’ya da bakalım dedik. Dağın yamacından geçen yoldaki ilginç betonarme tünelden de bahsetmeden geçmeyelim.

Plomari-Dag-Yolu

Bu tüneli de geçtikten sonra Melinta’ya geldik ve Taverna Maria’nın otoparkına arabayı bırakıp sahile inince hiç bir yere gidesimiz kalmadı.

Melinta

Tüm günü burada geçirdik. Kıyı çakıl, deniz iri taşlı. Deniz ayakkabısı şart. İskeleden atlayabilirsiniz ama çıkışı biraz zor. Aklınızda bulunsun, iskele üzerinde terlik bırakmayın, rüzgar denize düşürüyor ve akıntı ile terlik kayboluyor. Maria’da yemeğimizi de yedikten sonra döndük, tavsiye edilir, yemekleri oldukça güzeldi.

Agios Ermogenis

Midilli merkezden güneye inince Charamida’nın yanında. Burayı çok beğendiysek de, biraz geç geldiğimizden gölgede yer kalmamıştı ve denize giremedik. Güzel bir tavernası var, denizi kum. Aklımızda kalan yerlerden birisi.

Agios-Ermogenis

Charamida

Ag.Ermogenis’te kalamayınca biraz doğuya devam edip Charamida’ya geldik. Çok geniş bir koy. Açık kısmında tesis yok ama içeriye geldikçe bir kaç tesis bulunuyor. Biz karşıda görünen tepenin sağında, yani koyun dibindeki tesiste denize girdik.

Charamida-1

İmkanları güzeldi ancak bir ara müzik yayını başladı. Kalkıp gitmeye üşendiğimizden zevk almaya çalıştık. Kıyı ince çakıl, deniz küçük taşlık. Deniz ayakkabısı olmadan da girilebilir. Ancak deniz çok yavaş derinleşiyor ve taşlarda yürümek zor olduğu kadar sığda yüzmek de zor.

Charamida-2

Sığ olmasına rağmen keyifli bir deniz ve oldukça da ılık. Çocukların ayakkabıları varsa eğlenceli olur. Denizin ortasındaki yüzen trambolin de cabası.

Efthalou

Adanın en kuzey ucunda. Molyvos’a gittiğimiz gün batıdan çok sert rüzgar esiyordu ve deniz çok dalgalıydı. Molyvos küçük bir burun olduğuna göre arka taraf sakindir diye düşünüp biraz araştırınca yine yerli halkın bildiği güzel bir plaj buluverdik. Ağaç gölgesi de varsa gireriz dedik ve bu güzel denizde zaman geçirdik.

Efthalou-Plaj

Zamanla rüzgar kuzeye döndüyse de deniz çok keyifliydi. Sahil çakıl, deniz orta ve iri taşlı. Deniz ayakkabısı gerekli. Burası tam olarak Sokakağzı‘nın karşısına denk geliyor. Güzel ve sakin bir plaj, Molyvos’un kalabalığından kaçmak için iyi bir alternatif olabilir. Ayrıca plajdaki tavernaya da uğramanızı şiddetle tavsiye ederiz, burada hem uygun fiyatlı hem de çok lezzetli bir yemek yedik.

Efthalou-Taverna

Evet, gitmek istediğimiz her yere gidemesek de, gördüğümüz plajlar bu kadar. Dediğimiz gibi, Midilli çok büyük bir ada ve keşfedecek çok yer var. Gelelim gidebildiğimiz köylere.

Midilli adasının köyleri

Kuzey, güney, doğu derken batıya hiç gidememiş olduk. Vatera, Eresos ve Sigri gibi çok güzel olduğunu duyduğumuz köylere ve plajlara gidemediysek de, gittiğimiz köyleri anlatalım.

Midilli

Aslında adanın adı Lesvos, başkentin adı Midilli. Ama biz adaya da Midilli demişiz, o nedenle biraz kafa karıştırıcı oluyor. Buraya merkez de diyebiliriz. Aslında köy demek doğru değil çünkü burası kocaman bir şehir. Büyük bir limanı olan Midilli oldukça kalabalık bir kent.

Midilli-Genel

Şehrin önü tamamen dalgakıranlarla kapatılmış bir liman. Kuzey tarafı bizim feribotun ve büyük adalar arası gemilerin yanaştığı bölge. Bu tarafın sahilinde bir takım restoranlar var ama kalabalık değil. Orta kısım oldukça uzun ve şehrin yolları buraya bağlanıyor. Güney taraf ise oldukça kalabalık.

Midilli-Taverna-2

Bu tarafta arabanızı park edecek yer bulmakta zorlanabilirsiniz ancak limandan güneye doğru bir miktar daha ilerlediğinizde sahilde dev gibi bir ücretsiz otoparkın olduğunu göreceksiniz. Bu bölgede hem büyük marketler hem de mağazalar bulunuyor ve oldukça kalabalık. Ara sokaklardan limana çıktığınızda ise sıra sıra kafe ve tavernalarla karşılaşıyorsunuz.

Midilli-Taverna-1

Biz gündüz gittik ama akşamları çok kalabalık olduğundan eminiz. Liman ve şehir manzarasına sahip bu tavernalarda hazırlanan ahtapotlar, bu tarafların adeti olduğu üzere güneşte kurutulmaya bırakılmıştı.

Midilli-Ahtapot

Kafa dinlemeyi ve sakin denizlere girmeyi sevdiğimizden, şehirde daha fazla zaman geçirmedik. Ancak günübirlik gelecek olanların bu bölgeden memnun kalacaklarından eminiz.

Pirgi Thermis

Kaldığımız köy olduğundan yine torpil geçiyoruz. Deniz kenarı olduğu halde sosyal hayatını içinden geçen yolun kenarına kurmuş olan bir köy. Pastanesi, kahveleri ve tavernaları ile içinden geçerken bile güzelliğini gösteriyor. Ara sokaklarında yürümek keyifli ama büyük bir güzellik beklemeyin. Bu köyle ilgili bir enteresan not da sahilde bulunan arkeolojik alan. Antik eserlere ilgi duyanlar kişi başı 3 € ödeyerek gezebilirler.

Pirgi-Thermis-Antik

Molyvos

Adanın en şişirilmiş ve en çok Türk turist gördüğümüz bölgesi. En kuzeyde, tepedeki bir kalenin eteklerine kurulmuş bir köy.

Molyvos-Uzaktan

Midilli merkezden bir saat mesafede. Molyvos’a giden yol üzerinde bir de plajlarıyla ünlü Petra’dan geçiyorsunuz. Bizim gittiğimiz gün batıdan çok sert rüzgar estiğinden deniz çok dalgalıydı, bu nedenle Petra’ya uğramadan Molyvos’a geçtik ama uzaktan bir görünümünü paylaşalım.

Petra

Molyvos’a girdiğinizde bir kalabalık ve sıkışıklık sizi karşılıyor. Karşılıklı mağazaların olduğu daracık bir sokaktan ilerleyerek yolun sonundaki otoparka varıp yer bulamıyorsunuz. Geri gelmek de dert ama asıl mesele arabayı bıraksanız bile köy tepede olduğundan sahile inmek için biraz yokuş inmeniz ve sonra da çıkmanız gerekmesi. Sanki bu sakin adada kalabalık sevenler için yaratılmış bir bölge. Belki de yeterli zamanı ayırmadığımızdan sevemedik, hakkını yemeyelim.

Molyvos-Kale

Molyvos’a gelirken adanın ortasından giden doğu-batı yolunu tercih etmiştik. Oldukça geniş ve yeşillik bir yoldu.

Molyvos-Yol

Dönerken ise, adanın kuzeyinde tepelerin üzerinden giden yoldan döndük. Bu tarafta bol viraj, orman, yemyeşil köyler ve karşıda Assos sahillerini gördüğünüz şahane manzaralar var. Kaldığımız yere gidişte zaman olarak da çok fark etmediğinden bu yolu biz çok sevdik.

Midilli-Kuzey-Yol

Plomari

Adanın güney sahilinin başlangıcı ve adanın en büyük ikinci kenti. Uzo endüstrisinin sembolik kentlerinden. Adanın merkezinden güneye inen yol oldukça keyifli. Adanın bu tarafı tarım konusunda oldukça gelişmiş durumda ve köylerin zenginliği kendini hemen belli ediyor.

Plomari-Yol

Sahile indiğinizde yol boyunca şahane plajlar ve masmavi bir denizle karşılaşıyorsunuz. Sevimli sokaklardan geçip kentin merkezine geldiğinizde yaşayan bir şehirle karşılaşıyorsunuz.

Plomari-Merkez

Kentin önünde büyük bir liman var. Bir çok kafe ve taverna var, oldukça da kalabalık. Bu bölgede de kalınabilirmiş diye düşündük. Plomari’den batıya doğru Melinta’ya doğru ilerlerken, limanın bittiği bölgede gördüğümüz şu küçük plaj da çok hoşumuza gitti.

Plomari-Plaj

Açıkcası, güney sahilleri hem daha çok fırsat sunuyor hem de daha sakin bir çevreye sahip. Bir dahaki gelişimizde bu tarafta kalmayı düşünebiliriz.

Son olarak, akşam üzeri dönerken bize güzel bir manzara sunan adanın haritasında göreceğiniz iki körfezin küçüğü olan Geras Körfezi’nin çıkış tarafını gösterelim.

Geras-Korfezi

Panagiouda

Merkez’in 5 km kadar kuzeyinde, bir çok tavernanın olduğu bir balıkçı köyü. Sakin, rahat, ekonomik ve lezzetli yemek yemek isteyenlerin tercihi olabilecek bu küçük köyden de bahsederek köyleri anlatmayı bitirelim.

Panagiouda

Son Söz

Midilli adası çok büyük ve yeşil bir ada. Çok turistik değil ve her köşesi plajlarla dolu değil. Belli başlı merkezleri var, bu merkezlerin arası da ortalama arabayla birer saat. Dolayısıyla bizim gibi 4 günlük bir gezide adanın tümünü anlamak mümkün değil. Yine de sessizliği, huzuru, lezzetli yemekleri ile tipik bir Yunan adası. Bu kadar yerden bahsetmişken, bu yerleri bir harita üzerinde de gösterelim, kolaylık olsun.


[geo_mashup_map]

Midilli’den bahsetmişken, adada iki tane mülteci kampı olduğunu, mültecilerin sokaklarda fazla görülmediğini ama bu kamplara yakın yerlerde dolaştıklarını da söylemeden geçmeyelim. Merak edenler olacaktır, sorulmadan söyleyelim biz hiç rahatsız olmadık. Dönüşte limanda gördüğümüz şu bot ve can yelekleri mülteci sorununun halen devam etmekte olduğunu bizlere tekrar hatırlattı.

Midilli-Multeci

Diğer yazılarımızı okumadan gelenlere son bir hatırlatma yapalım, Yunan adalarında marketler pazar günleri kapalı. Hatta fırınlar bile kapalı, mini marketler açık, onlarda bir gün öncenin ekmeğini bulabilirsiniz.

Dönüşte her ne kadar diğer adalardan tecrübeli olsak da, yine gemi kalkış saatinden bir buçuk saat önce limana geldik ve yine bekledik. Kapılar kalkıştan bir saat önce açılıyor. Arabanızı arka kapıdan içeri alıp binanın içinden geriye geçiyorsunuz, pasaport ve araç çıkış işlemleri yapıldıktan sonra gemiye biniyorsunuz. Tekrar söyleyelim, Midilli limanında duty free bulunuyor ama mesela uzo marketle aynı fiyat, zeytinyağı marketten de pahalı.

Biz Midilli’ye yine gideriz. Gittikçe de bu yazıyı güncelleriz. Uzun gidemeseniz de 3-4 günlüğüne gidilesi bir ada Midilli.

Gürkan, Temmuz 2016

 

Yunanistan ile ilgili diğer yazılarımıza da göz atmak isterseniz buyrunuz ⇒ Yunanistan Yazıları