Etiket arşivi: Leopoli

Lvıv

Ukrayna’nın herhangi bir yeri ile ilgili bir yazı yazmak kanaatimce büyük bir risk almaktır. “Ön yargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan zordur” diyor, Albert Einstein. Bizim ülkemizin bakışını yansıtan en doğru söz bu sanırım. Çabamız ön yargınızı kıracak bir yazı kaleme almak.

Bir grup seyahati olarak 12:30’da Türk Hava Yolları ile Ukrayna’nın Polonya sınırında bulunan Lviv’e seyahatimiz başlıyor.

Lviv 1

Atatürk Havaalanında rahat bir çıkış işlemleri süresi geçiriyoruz. Bu zamanın kısalması ve sorunsuz geçmesi seyahatimizi organize eden İnventive House daki arkadaşlarında çabası ile olduğu muhakkak. Yolculuğumuz 2 saat sürüyor.

lviv 2

Lviv, Ukrayna’nın en batısı ve rahatlıkla en Avrupalı şehri diyebiliriz. Havalimanından 1 saat süren bir otobüs yolculuğu ile şehir merkezine varılıyor. Otelimiz ise şehre 15 dakika yürüme mesafesinde, nefis, dev bir korunun ucundaki, 4 yıldızlı Dnister Premier Otel.

lviv 3

Otel odası gayet iyi durumdaydı, çok rahat ettiğimi söyleyebilirim. Ayrıca tur firmamızın burayı tercih etmesine merkeze uzak diye ilk başta şikayetçi olduysak da, öylesine bol bir oksijenle uyandım ki, her sabah öylesine dinç ve dinlenmiş kalktım ki sonrasından şükranlarımı sundum burasını tercih edenlere.

Lviv, Ukrayna’nın özellikle iç turizminde hayli ciddi bir yer tutuyor. Şehir başkent Kiev’den sonra en çok turist alan yer. Şehir merkezi olarak kabul edilen Rynok (Pazar) Meydanını görünce buna hiç şaşırmıyor insan, her yer sanki özenle dizayn edilmiş gibi duruyor.

Lviv 4

Şehir 2014 yılı itibari ile 758 yıllık. 1256 yılında kurulduğu söyleniyor. 2008 yılında şehir merkezi UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmiş.

Birinci gün otele yerleştikten sonra akşam yemeğine kadar çıkıp şehrin kokusunu almaya çalıştım. Sokaklarını boş boş dolaştım. Öylesine rahat bir şehir ki Lviv, gezerken dinleniyorsunuz sanki.

Lviv 33

Ayrıca devasa şehirlerden değil, tempolu bir yürüyüşle, merkezin etrafındaki tüm sokakları 3-4 saatte gezebiliyorsunuz.

Lviv 6

Turizmden beslendiği daha ilk bakışta belli oluyor. Sokaklarının düzenli ve temiz oluşu, her ayrıntıya dikkat edilerek, tabelaların, görsel sanat ürünlerinin yerleştirilmesi, geniş araç girişi olmayan alanlar ve heykeller ile süslü köşeler…

Lviv 34

Galiçya-Volinya Prensi Danylo Halytsky’nin kurduğu söylenen bu şehre prens oğlu Leo’nun adını vermiş. Rusça’da Lvov, Ukraynaca’da Lviv kelimesi aslan anlamına geldiğinden şehirde aslanlı heykellerin oranı da oldukça fazla.

Lviv 7

Özellikle şehrin merkezindeki binaların kenarları bile çeşitli figürlerle süslenmiş.

Lviv 8

Tarihi dokunun çok iyi korunmuş ve çok iyi restore edilmiş olduğu göze çarpan ilk unsur.

Lviv 35

Bu korunmuşlukla birlikte, sokaklara görsel açıdan da estetik katan bir ekip var ve bu ekip sürekli bir şeyleri dizayn ediyor gibi. Bu durum şehrin sokaklarını gezerken, açık hava müzesindeymişsiniz ve hiç bir ayrıntıyı kaçırmamalıymışsınız gibi hissetmenize neden oluyor. Ben çok keyif aldım.

Lviv 9

Lviv’de sokaklarda o kadar fazla irili ufaklı sanat eseri ve sanat eseri diyebileceğimiz güzellikte objeler var ki, (yukarıdaki fotoğraf gibi) şehirde görsel olarak doyuyorsunuz. Aşağıdaki videoda  da House of Legends adlı binanın ünlü cephesini görebilirsiniz.

Bizim şehircilik anlayışımız ile Avrupalının şehircilik anlayışı arasındaki fark burada ortaya çıkıyor. Biz tarihi şehirlerimizi bile özensiz ve estetikten yoksun binalarla, insanların yaya olarak gezmesi gereken yerleri taşıtlarla, sokaklarımızı çirkin tabelalarla boğuyoruz. Oysa Avrupa’nın normal şehirleri bile düzenli yerleştirilmiş sanatsal objelerle ve binaların yapısı ile korunuyor. Hele, şehir tarihi bir dokuya sahipse… Misal Prag. Sadece resimleri inceleyin söylemeye çalıştığım şeyi daha iyi anlayacaksınız.

Lviv 15

İkinci güne şehre tepeden bakan bir noktadan başlıyoruz. Bu nokta şehrin yüksek yerlerinden ve tüm şehri yukarıdan görüyor. Ayrıca buraya çıkış tam bir doğa yürüyüşü gibi.

Otobüsten tepe noktasına 10 dakikalık yürüyüşümüz esnasında etrafımızdaki heykeller dikkatimi çekiyor. Bilgim yok maalesef ama dini objeler olduğu kesin.

Lviv 10

Tepeden şehrin görünüşü çok etkileyici değil. Şehrin içi tepesinden daha göz alıcı ise de tepe noktasının güzel kısmı yeşillik ve ağaçlık olması. Bu noktadan çektiğim fotoğraflar pek başarılı değil fakat birini daha anlaşılır olması için ekleyelim.

Lviv 11

Tepeden inişi yaya olarak yapmayı tercih ettik. Otobüsümüzü bırakarak şehrin dışından merkeze doğru yürüyüşümüz esnasında şehrin arkalarda kalmış sokaklarını da gezme şansı bulmuş olduk.Bu rota içinde benim için en güzel kısım, eski kitapların satıldığı alan oldu.

Lviv 20

Lviv’in ilk matbaasını kuran İvan Bodaroviç’in heykeli etrafında toplanan satıcı ve alıcı kitap severler, bizim sahaflar tadında.

Kitap alanının yakınlarında Meryem’in Yükselişi Kilisesi (Assumption Church) tarihi bir değere ve Romanesk tarzı diye adlandırılan çan kulesi ile de görsel bir güzelliğe sahip. Aslında yapının bulunduğu alan bir kompleks ve içinde farklı yapılar mevcut.

Lviv 21

Rehberimizin eşliğinde Lviv’in meşhur Kültür Mirası Rynok (Pazar) Meydanı”na yürüyoruz. Yürüyüşümüz esnasında ara bir sokak ve dükkan örneği aşağıdaki gibi.

Lviv 22

Meydan ile ilgili yazımızın üst kısmında kısa bir bilgi vermiştim. Hakikaten gördüğüm en güzel korunmuş ve restore edilmiş yerlerden biri.

Lviv 32

Pazar (Rynok) Meydanının dört köşesini 4 Mitolojik heykel Diana, Neptün, Adonis ve Amphitria heykelleri süslüyor.

Lviv 31

Tam ortasında ise restorasyonu tamamlanmış belediye binası var.

Lviv 5

Meydana çıkan sokaklar arnavut kaldırımı taşları ile döşenmiş ve temizliğine çok önem verildiği belli oluyor. Belediye binasını merkez aldığımızda etrafındaki tüm binalar restorasyon geçirmiş ve hala geçiriyor.

Lviv 37

Meydanın en önemli yapılarından biri de Barok,Gotik ve Rönesans mimarisinin birleşimi Latin Kilisesi (The Latin Cathedral). Ortaçağın en önemli yapılarından biri. Ben gezerken içeride ayin vardı, kenardan sessizce izledik. İçeride fotoğraf çekilmesini istemiyorlardı, çekmedim. Dışarıda da çekmediğimi daha sonra farkettim :) Sadece şu vasat resim var elimde.

Lviv 38

Meydanla ilgili tek tek her ayrıntıyı verme şansım maalesef yok ama gezebildiğimiz kadarı ile Rynok Meydanı kabaca budur. Fakat şunu söyleyebilirim tüm binalarının değişik bir hikayesi var. Bazılarına girilip en üst katına kadar çıkılabiliyor. Benim böyle bir şansım olmadı.

Artık yorulduk ve yemek saati geldi. Öğle yemeği için tur firmamiz Darwin restoranı tercih etmiş. Cok leziz bir balık ve çok iyi bir Massandra kırmızı şarabı içtik. Tercih ederseniz memnun kalırsınız. Restoranı bulmak çok kolay, çok ünlü Oil Lamp Restaurant and Muse’ün hemen yanında.

lviv 25

Lviv bu konuda kafeleri ile ünlü olduğu kadar restoranlarıyla da kayda değer bir şehir. Sizler tercihinizi, çok başarılı bulduğum Ukraine All About U sitesini inceleyerek yapabilirsiniz.

Burada Ignacy Lukasiewicz’e de kısaca değinelim. Modern anlamda gaz lambasının keşfini, yukarıda fotoğrafını gördüğünüz binada yani Lviv’de yaptığı söyleniyor.

Lviv 26

Buraya gelen herkesin yaptığını doğal olarak ben de yaptım.

Lviv 27

Öğle yemeğimizin ardından şehri gezmeyi sürdürdük, kiliselere girdik, sokaklarını gezdik. Dükkanları inceledik.

Lviv 28

Lviv beğenilmeyi hakeden bir şehir olarak tüm güzelliğini sunuyor size.

Lviv 23

Yukarıdaki fotoğraf Lviv’in meşhur çikolata dükkanının cephesi. 2014 yılından sonra belediye kararı ile kaldırılacakmış. Belediye dış cephelerde tarihi olmayan hiç bir yapılaşmaya müsaade etmiyor dediler. Lviv’e gittiğinizde buraya uğramanızı ve en üst katında kahve içip, çikolata yemenizi öneririm.

Lviv 24

En üst kata çıkış merdivenleri sizi de büyüleyebilir.

Üçüncü ve son günümüzde, sabah otobüsle hızlı bir şehir turu atıyoruz. Özellikle Aziz George Katedrali (St. George Cathedral) görülmeye değer. Yunan katolik katedrali, rokoko tarzı mimarisi ile şehre tepeden bakıyor.

Lviv 16

Ermeni Katedrali (The Armenian Cathedral) şehrin bir diğer görsel değeri. 1500’lu yıllarda yapılmış. Ağırlıklı Gotik tarz kullanılmış.

Lviv 29

Bu kilisenin şöyle bir hikayesi var, Osmanlı şehri kuşattığı zaman kulesi yıkılıyor. Orijinal çan kulesi 1571 yılında yapılmış. Yıkıldıktan sonra 19. yy’da aslına uygun olarak restore edilmiş.

Son olarak  Aziz Kilisesi (The Church of Sts. Olha and Elizabeth) 1911 yılında yapılmış. Roma ve Yunan Katolik kilise örneği.

Lviv 17

Lviv’de son gün öğle yemeğimizi, şehrin dışına Sovyetler zamanından kalma kahve ve bira tadımı için gittiğimiz Galician Restoranda yiyoruz. Turumuza bu restoranda yemek dahil olduğundan, yemek fiyatlarını bilmiyorum ama duyduklarım doğru ise şehrin en pahalı restoranı burasıymış. Pazarlık yapmadan, fiyat öğrenmeden sakın bir şey yiyip içmeyin dediler.

Bu bölge madenler gibi bir yapı içerisinde değişik bir atmosfer. Ben çok kasvetli bulduğum için beğenmedim.

Öğleden sonra Svoboda Meydanına geliyoruz. Avrupa’nın en güzel opera binalarından biri Svoboda meydanında, The Lviv Theatre of Opera and Ballet.

Lviv 30

Bina muhteşem mimarisi ile Ukrayna’nın da simgelerinden biri, dışı kadar içerisi de mükemmel işlenmiş bir yapı.

Lviv 12

Özellikle damat ve gelinler günün her saati burada. Opera’nın içini 10 grivna (yaklaşık 2,5 TL) vererek gezebiliyorsunuz.

Meydanın üzerinde Ukrayna’nın milli kahramanı Shevchenko’nun heykeli bulunuyor. Meydanın etrafı restore edilmiş sokak ve binalar ile Rynok Meydanına bağlanıyor.

Gece Hayatı

Lviv’in gece hayatı için her ne kadar canlıdır derlerse de, Ukrayna’nın diğer şehirlerindeki dev disko, kumarhane, karaoke konsepti bu şehirde yok. Ben özellikle son gece yemek yediğimiz Fashion Clup‘ı beğendim. Burası saat 22:00’ye kadar restoran olarak hizmet verdikten sonra alt katın orta alanı boşaltılarak disko bar oluyor. Bileğinize bir kağıt bant takılıyor ve kalabiliyorsunuz. Bu bant 100 grivna (25 TL). Ust katta karaoke bar var. Rynok Meydanında bulunan mekan çok büyük bir yer değil.

Diğer çok bilinen bir disko bar ise Metro Clup. Gidenler çok kalabalık olduğunu söyledi. Ben gitmedim. Merkeze 10-15 dakika mesafede.

Merkezdeki diğer bir bar ise buraya gelen herkesin dilinde olan sado-mazo kafe (Masoch Cafe). İçeride kırbaçları ile gezen kızlar var. Sabah bir şey olmuyor ama akşam saatlerinde içeri girip çıkarken kırbacı yiyorsunuz. Yiyen arkadaşım oldu, ben kapısındaki Leopold Ritter von Sacher-Masoch heykeli ile ilgilenmeyi tercih ettim. Merak da bir yere kadar sonuçta.

Gece gezmelerine düşkünseniz ve şehrin gündüz gezmeleri sizi yormuyorsa, buradan bilgi alabilirsiniz.

Son Söz

Lviv için duyduğunuz efsaneleri unutun. Özellikle %65’i kadın efsanesi gerçek dışı, böyle bir durum yok.

Türk lirası Ukrayna parasına göre 4 kat değerli, bunun ne kadar büyük bir avantaj olduğunu alışverişlerinizde göreceksiniz. Alışveriş için normal dükkanları, marketleri tercih ederseniz daha az ödersiniz. Turistlik bölgeler daha pahalı olabiliyor.

İçiniz de rahat olsun, hiç bir dükkan sizi kazıklamaya çalışmaz ve yüksek fiyat çekmez. Bu barda da böyle, kafelerde de böyle.

Taksi kullanabilirsiniz ama net söylüyorum mutlaka pazarlık yapın 50 grivna diyorsa 25 veririm deyin. 25 olmasa da 30’a gidersiniz.

Ukrayna’ya Dolar veya Euro ile gitmeniz iyi olur. TL’yi bozacak yer bulamayabilirsiniz. 1 $ = 8 Grivna, 1 € = 10 Grivna olarak bozuluyordu.(Edit 28.03.2015: bugün şöyle bir bakayım dedim, değişen siyasi durumlardan sonra  1 $ = 21 Grivna, 1 € = 23 Grivna olmuş, 100 dolarınız var ise 2100 grivna alacaksınızki ye ye bitmez :))

Paranızı varsa otelinizin döviz bürosunda ya da havalimanında bozdurun, diğer yerlerde kur farkı çok olabiliyor.

Ukrayna’da İngilizce  az biliniyor. Rusça tek hakim dil. Lviv’de İngilizce ile anlaşma olasılığınız gençlerle var. Üst yaş grubu bilmiyor. Taksiciler de genellikle çat pat seviyesinde.

Lviv 18

Lviv beni büyüledi diyebilirim. Özellikle İstanbul’da yaşayan biri için başka bir şehri beğenmek neredeyse imkansızdır. İstanbulumuz bir yana Lviv’i görmek ve 3-4 günü bu şehirde geçirmek benim gibi sizleri de memnun edecektir.

Barış, Kasım 2013